Yapay zeka yarışının kazananını artık yalnızca en iyi yazılım değil, o yazılımı çalıştıran hesaplama gücü belirliyor. Çip ve veri merkezi kapasitesi, ülkeler ile teknoloji devleri arasında yeni bir stratejik kaynağa, adeta "yeni petrole" dönüşmüş durumda.

Bu dönüşüm, ABD ile Çin arasındaki ihracat geriliminden Türkiye'nin 13 Haziran 2026'da açıkladığı Yapay Zeka Eylem Planı'na kadar geniş bir cephede aynı anda hissediliyor. Hesaplama kapasitesine erişen ülke ve şirketler öne geçerken, geride kalanlar dijital bağımlılık riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Hesaplama gücü neden "yeni petrol" sayılıyor?

Yapay zeka modelleri büyüdükçe, onları eğitmek ve çalıştırmak için gereken çip ve elektrik miktarı katlanarak artıyor. Bu da hesaplama gücünü, tıpkı geçmişte petrolün sanayiyi şekillendirmesi gibi, dijital ekonominin temel girdisi haline getiriyor.

Gartner'ın mayıs ayında güncellediği tahmine göre küresel yapay zeka harcaması 2026'da 2,59 trilyon dolara ulaşacak; bu, bir önceki yıla göre yüzde 47'lik artış anlamına geliyor. Aynı kuruluş, veri merkezi sistemlerine yapılan harcamanın bu yıl 788 milyar doları aşmasını bekliyor.

Gartner'a göre çip, sunucu ve veri merkezi gibi altyapı kalemleri, yapay zeka harcamalarının yarısından fazlasını oluşturacak. Talebin merkezinde ise dört teknoloji devi var: Amazon, Microsoft, Alphabet ve Meta, nisan ayındaki bilanço açıklamalarında 2026 yatırım bütçelerini toplamda yaklaşık 725 milyar dolara çıkardı.

ABD-Çin hattında çip jeopolitiği

Yarışın en sert cephesi, gelişmiş çiplerin kimlere satılabileceği sorusunda düğümleniyor. ABD, yıllardır Çin'in en güçlü yapay zeka çiplerine erişimini ihracat kontrolleriyle sınırlıyor.

ABD basınında yer alan haberlere göre Başkan Donald Trump, aralık 2025'te Nvidia'nın H200 çiplerinin Çin'e satışına, ABD'nin satıştan yüzde 25 pay alması şartıyla izin verdi. Ancak CNBC'nin aktardığına göre güvenlik incelemeleri nedeniyle bu satışlar fiilen başlamadı.

Reuters'ın ilk olarak duyurduğu ve 1 Haziran 2026'da yayımlanan rehbere göre ABD, kısıtlamaların Çin merkezli şirketlerin yurt dışındaki iştiraklerini de kapsadığını teyit etti. Çin tarafı ise galyum ve germanyum gibi çip üretimi için kritik minerallerin ihracatına sınırlama getirerek karşılık verdi.

Çin'in 295 milyar dolarlık devlet hamlesi

Çin, yarışı devlet eliyle hızlandırıyor. Bloomberg'in aktardığına göre Pekin, önümüzdeki beş yılda yaklaşık 295 milyar dolar (yaklaşık 2 trilyon yuan) değerinde bir veri merkezi yatırımıyla ülke çapında birbirine bağlı dev bir hesaplama ağı kurmayı planlıyor.

Aynı habere göre planın bir ayağı da yerlileşme. Kurulacak altyapıda kritik teknolojilerin en az yüzde 80'inin yerli şirketlerden sağlanması, bu kapsamda Huawei'nin Ascend serisi çiplerinin Nvidia'ya alternatif olarak öne çıkarılması öngörülüyor.

Arz tarafının darboğazı: TSMC, enerji ve su

Çip talebi rekor kırarken üretim tarafında baskı artıyor. Dünyanın en büyük çip üreticisi TSMC, 2026'nın ilk çeyreğinde gelirini yıllık bazda yüzde 35,1 artırarak yaklaşık 35,9 milyar dolara taşıdı.

Ancak büyüme tek başına yetmiyor. TSMC'nin üst yönetimi, çip üretiminin artık yalnızca bir teknoloji değil; aynı zamanda su, enerji, arazi ve nitelikli iş gücü meselesi haline geldiği uyarısında bulundu.

Maliyetin boyutunu Nvidia CEO'su Jensen Huang'ın açıklamaları gösteriyor. Huang'a göre 1 gigavatlık bir veri merkezi kurmanın ABD'deki maliyeti 50-60 milyar doları buluyor ve bu tutarın yaklaşık 35 milyar doları yalnızca çiplere gidiyor. Yatırımcılar da veri merkezlerinin su ve enerji tüketimine ilişkin daha fazla şeffaflık talep ediyor.

Türkiye bu yarışın neresinde?

Türkiye de bu tabloya somut bir hedefle dahil oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Haziran 2026'da İstanbul'daki Tersane İstanbul'da düzenlenen zirvede 2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı açıkladı.

Anadolu Ajansı'na yansıyan açıklamalara göre planın öne çıkan başlıkları şöyle:

  • Veri merkezi kurulu gücü, mevcut yaklaşık 250 megavat düzeyinden 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılacak.
  • Veri merkezi, bulut ve yapay zeka altyapıları için ağırlıklı olarak özel sektörden en az 10 milyar dolar kaynak harekete geçirilecek.
  • Kamu yatırım programlarından yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayrılacak.
  • İki yılda 5 milyon vatandaşa yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilecek.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, planın "fark et, istifade et, üret ve yönet" eksenleri üzerine kurulduğunu belirtti. Kacır ayrıca 1,5 milyar dolarlık HIT-Veri Merkezi ve 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zeka teşvik çağrılarının başlatıldığını, girişimlere yönelik fonlara da 150 milyon dolarlık kaynak yönlendirileceğini açıkladı.

Bakan, TÜBİTAK tarafından geliştirilen yerli yapay zeka asistanı Bilge'nin de tanıtıldığını ve modelin zamanla hem kamuda hem özel sektörde yaygınlaşacağını ifade etti.

Bundan sonra ne olacak?

Türkiye'nin 1 gigavatlık hedefi, küresel devlerin yatırımlarının yanında mütevazı kalsa da yön açısından anlamlı kabul ediliyor. Çünkü yeterli hesaplama kapasitesi olmadan yerli model, yerli veri ve dijital egemenlik hedeflerine ulaşmak güçleşiyor.

Öte yandan yarışın görünmeyen maliyetleri tartışılıyor. Veri merkezlerinin yüksek enerji ve su tüketimi, çip tedarikindeki dışa bağımlılık ve yatırımların geri dönüşüne ilişkin "balon" tartışmaları, önümüzdeki dönemde gündemin üst sıralarında kalacak gibi görünüyor.

Kısa vadede izlenecek başlıklar arasında ABD-Çin çip görüşmelerinin seyri, Türkiye'deki teşvik çağrılarının hayata geçme hızı ve veri merkezi yatırımlarının enerji altyapısıyla nasıl dengeleneceği yer alıyor. Hesaplama gücü gerçekten "yeni petrol" ise, bu kaynağı kimin, nasıl ve hangi bedelle ürettiği önümüzdeki yılların temel sorusu olacak.